Şiddet kimden gelirse gelsin bu tür insan kılıklıları lanetliyoruz. Elleri kurusun, kolları kırılsın. İlim, ahlak, edeb ve şahsiyetten yoksun olan canilere her zaman, her devirde ve her millette rastlamak mümkündür. Kabil'le başlayan bu barbarlık insanoğlu var olduğu müddetçe devam etmiştir.
Bu şiddet ve vahşet bazen hiç bir neden yokken savaşlarla sürmüş, bazen haksızlığa uğradığını sanan birileri tarafından başkalarına uygulanmıştır. Kimi zaman da modern ve medeni geçinen milletler tarafandan az gelişmiş ama yeraltı ve yerüstü kaynakları zengin olan ülkelere şiddet uygulanarak sömürü düzeni kurmuşlardır.
Bazen küçük bir miras için kardeş kardeşi katledecek kadar insanlar insanlıklarından uzaklaşabilmektedir. Kin, İntikam ve kan insanın doğasında vardır ve kontrol edilemediğinde vahşete dönüşmektedir. Ne yazık ki uygar dediğimiz ülkelerde bile zaman zaman toplu katliamlar yapabilecek zihniyette insanlıktan mahrum yaratıklar ortaya çıkabilmektedir.
Ülkemizde de ne yazık ki zaman zaman böyle vahşiler çıkabilmekte ve insanlara zarar verebilmektedir. Her meslekten insan zulme uğradığı gibi her meslekten insanlar da zaman zaman mesleğini koz olarak kullanarak insanlara eziyet edebilmektedir.
Gönül ister ki bunlar olmasın ve yaşanmasın. Fakat istemekle olmuyor ve her ne tedbir alınırsa alınsın bu tür şiddet ve vahşetler yaşanmaya devam ediliyor.
Şiddete uğrayan, bu şiddet nedeniyle hayatını kaybeden meslek grupları mensuplarından biri de doktorlar. Şizofren biri çıkıp doktor veya sağlık çalışanları taciz edebilmekte, görevini yapmasına engel olabilmekte, hatta caniler tarafından hayatlarına son verilebilmektedir. Bunları tasvip etmek elbette mümkün değil.
Her meslekte olduğu gibi sağlık çalışanları arasında mesleğine yakışmayan davranışlarda bulunanlara da rastlamak mümkün ve bunlar o mesleğin kalitesine, haysiyet ve şerefine yakışmayan davranışlar. Belki normal insanlar kendilerine yapılan yanlışı normal bir tepki ile geçiştirebilir ama bazen anormallere rastladığınızda sonuç çok farklı olabiliyor.
En son Konya ilimizde katilin birisi üstelikte güvenlik sağlaması gereken cani, bir doktorumuzun hayatına kastetti. Bunu kabullenmek mümkün değil, bunlara en ağır cezalar verilmeli ve caydırıcı da olmalıdır. Bu tür canileri toplumdan temizlemeliyiz. Tamam burada hem fikiriz.
Fakat bir şiddet başka bir şiddet, doğurmamalıdır. Siz de katile aynı metodla cevap verirseniz haklı olmazsınız sadece katil olursunuz. Ayrıca bir meslektaşınız bir zalimin elinden hayatını kaybetti ise diğer hastaların suçu nedir. Onları ölüme terk etmek mi gerekir. Her doktor öldüğünde, öldürüldüğünde TTB midir nedir doktor haklarından ziyade siyasetle uğraşan bir kurum var. Hemen bir günlük, iki günlük işi bırakma eylemine baş vuruyor.
Peki bu iki gün içinde hayati derecede hasta olan hastalara müdahale edilemezde hayatlarını kaybederse sizler ne oluyorsunuz? Hiç düşündünüz mü? Bir kaç cani yüzünden milyonlarca insanı tedavisiz bırakarak birilerini ölüme mahkum etmek acaba neyin nesi oluyor.
Hiç istemeyiz, böyle olaylar yaşanmasın ama bir öğretmen öldürülünce öğretmenler okula gitmese, bir polis öldürüldüğünde polisler görevlerini aksatsa, sınırda bir askerimiz şehit olunca ordumuz görevi terke etse neler olacağını hiç düşünüyor musunuz sevgili sağlık çalışanları.
Kötüler yüzünden iyilerin cezalandırılması hangi aklın, mantığın, meslek ahlakının ve insani değerlerin neresinde var?
Hastahaneye gidiyorsunuz doktor yok, okula gidiyorsunuz öğretmen yok, karakola gidiyorsunuz polis yok, sınıra gidiyorsunuz asker yok. Örnekleri çoğaltabiliriz ama gereksiz. Önemli olan sivrisineği öldürmek değil, bataklığı kurutmaktır. Bunu da ancak görevlerimizi en iyi şekiklde yaparak el birliği ile başarabiliriz.