Hakikaten çok yetenekli gençleri sahiplenmiş bir il. Ama ne hikmetse özü durur iken sırf başarı için dışarıdan transfere ve giden milyarlara anlam veremiyorum. Burda hiç mi yok, o vakit kapatın alt yapıları, madem yıllarca boşa kürekse. Alt yapısına güvenmeyenlerin sonu hep hüsran olmadı mı?
Alt yapıdan gelmiş oyuncunun ruhu forma aşkı gelenle bir olur mu? Giden milyarlara yazık.
Yazık başkanlara, iyi çıkmadı mı elde kalan bombalar. Alt yapı gerçeklerin sadece öğretilmesi değil, düşünmek için, o gençler için aklında eğitimi. Bu alt yapının yetenekleri dağcılar misali tırmanıyor formaya. Çıkıp yorgunluğu atsalar, nefesleri daralmaya eğer oraya inanmış ise genç başarır.
Ama ne 52 ne 67 takımları tribünlere şarkımızı dinleyecek kalabalığı getiremedi. Sporcu yazık boş tribüne oynuyor koca stadta. Alt yapın var tribünde aile yok. Bu konu acı.
Aslında bugünlerde yazsam ne olur ki?
Sustum artık, düşündüm en bildiğim yerde bile sesim kısıksa dedim durdum.
Aslında kendi özüne bu kadar mesafeli takımlar yazık.
Yıllarca alt yapılarda değerli hocalar ile sorumlu iken bu gençleri azda olsa yukarı verdi hocalar o günlerde. Şimdi boş boş yazıyoruz, idareci sağır dilsiz körü oynuyor, güvenemiyor büyük yarışta çocuğuna oda haklı onca para harcamış.
İdareci var iken alt yapının değerini bil. Onlardan biri çıkar her şey değişir. Karanlığını aydınlatır geçmişteki, Metin, Sinan, Atilla, Hüseyin, Fatih, Ergin, Kemal, K.Turğut, rahmetli Salih, Hakan, Erdoğan vs gibi...
Var iken değerli kılın. Olacak bu, senden çıkmalı. Gerçek olanda hakiki alt yapı. Yamalıkdan olmayan.