“Ey Ademoğulları! Size “Şeytana kulluk etmeyin, o sizin için apaçık bir düşmandır; bana kulluk edin, doğru yol budur” dememiş miydim?”
“Nitekim o şeytan sizden nicelerini saptırdı. Hiç aklınızı kullanmıyor muydunuz?”
“İşte size bildirilen cehennem bu!”
“İnkarcılıkta ısrar etmenize karşılık girin oraya!”
“O gün onların ağızlarını mühürleriz; yapmış olduklarını elleri bize anlatır, ayakları da tanıklık eder.”
“Dilersek (dünyada da) gözlerini büsbütün kör ederdik de yolu bulmak için çabalayıp dururlardı; ama o takdirde nasıl görebileceklerdi ki?”
“Yine dilesek oldukları yerde onların mahiyetlerini değiştirirdik de (taş gibi) ne ileri gidebilirler ne de geri dönebilirlerdi.”
“Kime uzun ömür verirsek onu yaratılış çizgisinde tersine çeviririz. Hiç düşünmezler mi?”
(Yasin Suresi 60-68. Ayetler)
Yaşantımızı, hal ve hareketlerimizi şöyle bir gözden geçirip muhasebe edelim. Tabi ki bunu Müslümanlar için söylüyorum. İlk olarak kendime sonra da üzerine alan herkese. Yaşantımızın ne kadarı İslami çerçeve içinde, Yüce Allah’ın koyduğu kurallar hayatımızda ne kadar yer tutuyor. Hz. Peygamberin yaşantısı ile bizimki ne kadar bağdaşıyor. Biliyoruz ki Hz. Peygamber bizim için Üsve-i Hasene (en güzel örnek)
O en güzel örnekten biz ne kadar örnek alıyoruz. Yoksa şeytanın vesveseleri bizi yolumuzdan alıkoyup, öbür dünyayı unutturuyor mu? Bir bakalım. Yaşadığımız hayat ile İslami hayat ne kadar kesişiyor, kontrol ediyor muyuz?
Sosyal, beşerî ve kültürel münasebetlerimizin dayandığı ölçüler ne? Dünyayı mı önceliyoruz, yoksa ahireti mi? Biliyoruz ki “dünya ahiretin tarlasıdır”. Tarlaya her an ne ekiyoruz. Sonrada ektiklerimizin karşılığında ne biçmeyi umuyoruz.
Kısacık dünya hayatında şeytan bizi saptırmasın. Dünyalık şeyleri bize allayıp, pullayıp yutturmasın. Sonra hapı yutarız ama farkına varamayız. Vardığımızda da çok geç olabilir.
Yarın ahiret gününde bütün uzuvlarımızın bizim yaptıklarımıza şahitlik edeceği gerçeğini aklımızın bir köşesine yazalım. Onların aleyhimize şahitlik etmesini istemiyorsak, yapacağımız hata ve yanlışlıklarla onlara koz vermeyelim.
Şeytana uyup da hakkı inkar edenlerin gireceği yeri Yüce Allah “İşte cehennem girin oraya” buyurarak bize bildiriyor. Tercih size ait. İsteyen hak yolunda bir hayat sürer gider cennete, isteyen şeytana uyar onun yolundan gider girer cehenneme. Her iki yol da ortada tercih bize ait. Nereye gitmek istiyorsanız o yolu takip etmekte serbestsiniz…