Mimar olan Fethi, teyzesinin kızı Sinem ile birlikte bir büro açmış ve birlikte çalışıyorlardı. Sinem daha çok tasarımcı idi. İşleri son derece iyiydi. Mesleklerinin hünerlisi olmaları ve aynı zamanda verilen siparişleri istenen şekilde yaparak bitirmeleri, onlara büyük bir müşteri kaynağı hazırlanmıştı.
Sinem, aynı zamanda kayak yapmayı çok severdi.
Hemen her kış mevsiminde önemli kayak merkezlerinden birine gider ve en az bir hafta kadar, kayak yapardı.
Aralık ayı idi.
Sinem, kayak yapmak için bütün hazırlıklarını tamamladı.
Fakat, mimar Fethi:
- Yapılacak işlerimiz çok, biraz ertelesen ne kadar iyi olur, dedi.
Sinem:
Hayır, dedi, beni mazur gör. Dönüşte dinlenmiş olarak işleri kısa zamanda bitiririm.
Bir sonraki gün araba ile sadece üç saatlik mesafede bulunan kayak merkezine gidecekti Sinem. Heyecanlı idi. Bir kaç zamandır görüşmediği okul arkadaşlarını da böylece görmüş olacaktı. Akşam oldu. İş yerini kapattılar mimar ve tasarımcı gençler ve evlerine gittiler.
Fethi, gece geç saatlerde yatağına uzandı. Radyosundan batı müziği dinliyordu. Böyle dinlerken uyudu. Rüyasında teyzesinin kızı ve iş ortağı Sinem’in gidecek olduğu kayak merkezinde, kayak yaparken, çığ altında kalıp öldüğünü gördü.
Sabah uyandı ve hemen Sinem’i aradı telefonla:
- Alo..
-Alo, buyurun.
-Haa. Sinem sen misin?
-Evet Fethi.. Hayrola sabah sabah?..
-Şey.. Ben bir rüya gördüm.
Sinem, güldü:
- Bunun için mi aradın beni?
-Evet..
-Ne gördün?
-Seni ölmüş gördüm.
Sinem, biraz neşesi kaçmış olarak.
-İyi ya işte, ömrüm uzamış, dedi.
Fakat Fethi’nin içinden bir ses, bu kızın kayak için tatile çıkmasını engellemesini istiyordu.
-Sözümü ciddiye almalısın Sinem, dedi.
-Bu kadar hassas olmamalısın Fethi, dedi rüyaların ne önemi var ki?
Fethi, Sinem'e gitmemesini telkin etmeye devam ediyordu.
Ama Sinem, fikrinde ısrarlıydı:
-Yoo, yoo. Bu evhamları bırak. Ben gideceğim..
-On dakika sonra orada olacağım, sakın bir yere ayrılma! Dedi Fethi.
Dışarı çıktı genç adam ve bir taksi dolmuşa binerek Sinem'in evine gitti. Kapıda karşılaştılar. Sinem kayak için yola çıkmıştı bile.
Fakat Fethi, çok yalvardı ve gitmemesi için ikna edemediyse de, oyalayarak o günü birlikte akşam ettiler. Sinem yine gidecekti ama ertesi günü.
Aynı gün akşam bir kafeteryaya gittiler birlikte Sinem ve Fethi.
Televizyon, ana haber bültenini veriyordu. Bu haberlerden biri de Sinem’in kayak için gideceği dağda büyük bir çığ düştüğü ve kayak yapanların tamamının çığ altında kalıp öldüğünü şeklindeydi.
Sinem, Fethi’nin gözlerine titreyerek ve fakat minnet duygulan ile baktı.
Fethi:
- Benimkisi ne bir hayal, ne bir tesadüftür Sinem.. İşte gördün, dedi..
Sinemle Fethi, birlikte evlerine döndüler....