Menü Ordu Hürses Gazetesi
Muzaffer GÜNAY (ÇOCUK MASALLARI)

Muzaffer GÜNAY (ÇOCUK MASALLARI)

Tarih: 14.12.2022 07:02

CİMRİ TÜCCAR

Facebook Twitter Linked-in

Bir tüccar, altınlarının birazını kaybetmiş. Tüccar, bir çok yeri aramış, taramış; ancak altınlarını bulamamış. Bir tellal görevlendirip: “Ey ahali! Bir kese içinde iki bin altın kaybedilmiştir. Bulana bin altın verilecektir...” dedirterek dolaştırmış.

Bu duyuruyu işiten insanlar, bin altın sahibi olmak için, başlamışlar tüccarın altın kesesini aramaya...

Günün birinde bir işçi, bu keseyi bulmuş. Tüccara getirmiş. Fakat, çok cimri olan tüccar, bin altını işçiye vermemek için bir yalan uydurmuş:

- Benim kesemde bir de elmas vardı. Sen, bu elması almışsın. Sana daha ne diye altın vereyim ki?

İşçi, bu iki yüzlülüğe tepki göstermiş:

- Tüccar efendi, ayıp olmuyor mu? Hem bin altın vereceğini ilan ettiriyorsun, hem de vermeyeceğini söylüyorsun. Bu yetmiyor gibi beni hırsız olmakla suçluyorsun. Bu davranışın dürüstlüğe yakışmıyor.

Tüccar, daha da sertleşmiş.

- Boş yere kendi savunma! Yalan söyleyen ben değilim, sensin.

Bu tartışmanın bir sonuç vermeyeceği anlaşılınca, işçi, cimri tüccarı mahkemeye vermiş. Hakim, son derece adaletli, iyi yürekli ve keskin zekalı imiş. Karşısında elleri bağlı duran tüccara şöyle demiş:

- Yaptırdığın duyuruyu ben de işittim.

O duyuruda, elmastan söz edilmiyordu. Anlaşılan, bulunan kese senin değil. Bu nedenle, kese bende kalacak. Sahibi çıkınca ben teslim edeceğim.

Tüccarın paçaları tutuşmuş. Yalan söylediğine bin pişman olmuş. Hakime:

- Ben, yalan konuştum. Özür diliyorum, diyerek doğruyu söylemiş.

Hakim, bin altını, işçiye veren tüccarı affetmiş. Böylece, adalet yerini bulmuş...

(Rus Masalı)

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —