Millet seni asla unutmayacak
Gönüllerde taht kurdun Cüneyt Arkın
Saygılıydın toplumun değerlerine
Budur işte senin en büyük farkın
Kendi deyimiyle söylemek gerekirse; “Her hikâyenin bir sonu vardır.”
Evet her hikayenin de her ömür gibi bir sonu vardır. Milletimizin gönlünde hak ettiği yeri alan ve Türk milletinin gençlerine samimi ve babacan tavırlarıyla örnek olan Cüneyt ARKIN (Fahrettin Cüreklibatur) rahmeti Rahmana kavuştu. Emir haktan olunca diyecek bir şey yok; çünkü ilahi emir “Her nefis ölümü tadacak, sonra da huzuruma geleceksiniz.” Buyurmaktadır.
Gençlik yıllarımızda beyaz perdenin en önemli figürlerinden birisi olarak her zaman takdiri hak ederdi. Kalitesi, duruşu, şahsiyeti, tartışılmaz sanatı, hak peresliği izleyiciler üzerinde etkisini çok çabuk gösterirdi. 1961 yılında İstanbul Tıp Fakültesini bitirip kısa bir müddet doktor olarak görev yapmasına rağmen esas mesleğini uzun süre sürdürmediğini görüyoruz. O gerçekten olması gerektiği yerde olmuş; yediden yetmişe milletimizin gönlünde taht kurmuş olan beyaz perde oyuncusudur.
Bugün kendisinden bahsedenler döneminin en şöhretlisi, en yakışıklısı, en iyi eğitim almış olanıydı diye söz ederler. Çevirdiği kahramanlık eserleriyle genç nesillere tarihini ve ecdadını öğretmiş, o değerlerin yüreklerde yerleşmesine katkı selam sunmuştur. İyi bir aile babası, evlat sahibi ve aile hayatını en uzun süre devam ettiren az sayıda sanatçılardan birisi olarak görüyoruz. Ama o da dünyaya veda etti. Hiç ölmeyecekmiş gibi davranıp yaşayanlara da ibret almaları gereken önemli bir ders verdi.
MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLER
O bu değerlerin adamıydı. Her alanda milli takımlarımız yurtdışına çıktıklarında;
“ Kahraman savaşçıların çocuklarısınız sizler. Onların savaşçı ruhu yüreklerinizde yaşamaktadır… Yenin aşın, yenin kazanın bizim çocuklar..” diyerek alkış tutan, dua eden bir şahsiyet abidesi olduğunu görüyoruz.
Yediden yetmişe seviyor millet
Bil ki bu toprağa bağlı değerdin
Severek izledik filimlerini
Gönlüne girmiştin sen her bir ferdin
Azerbaycan için; “ Kardeş ülkeye dokunan hesabını öder. İki devlet bir milletiz. Azerbaycan’ımızın yanındayız.” diyen hiç bir milli değer ve duyguya bigane kalmayan bir heyecan ve aksiyon adamıydı.
Sayısını bilmediğim ama herkesin aklında yer alan; “Kara Murat, Battal Gazi, Dünyayı Kurtaran Adam, Malkoçoğlu ve Güneş Ne Zaman Doğacak…” gibi çok sayıda filimleri onu bize tanıtmıştır.
Samsun’da geçen lise yıllarımda Konak ve Zafer isimli iki sinema vardı. Güneş ne zaman doğacak filmini izlemek için Zafer sinemasına gitmiştim. Filim Sovyet Rusya’sında kominist rejimin baskıları altında inleyen müslüman Türklerin durumunu işliyordu. Cüneyt’i işte o zaman tanıdım. Kuranı Kerim’in sandığa sepete saklandığı, camilerin boşaltılıp minarelerin yıkıldığı; İslami en ufak söyleme bile müsaade edilmediği bir durumdan bahsediliyordu. İşte böyle bir pozisyonda sabahleyin, güneş doğmadan minareden okunan ezanın sesi karanlıkları delip geçiyordu. O zaman gözyaşlarımı tutamamış, yüreğimin yerinden fırlayacağını düşünmüştüm. Ben bu adamı işte o zaman sevdim. Filim olduğunu unuttum, hakikat olduğuna inandım.
Böylesi değerler çok az yetişir
Sanatı millete hasretmek gerek
Yıllardır durmadan sen bunu yaptın
İşte Cüneyt Arkın tam da o demek
Her insanın zaafiyeti vardır. Servete, şöhrete, şehvete, makam ve mevki sahibi olmaya… Hatasız dost aramak değil, kişiyi hatalarıyla birlikte sevebilmek en büyük meziyettir.
Hep yermek değildir müminin işi,
Kişi odur ki bilmediğini bilirkişi.
O bir aktör olarak nefsinde yaşadığı ve yanlış yaptığına inandığı hatalarından ders çıkarmış, tevbe etmiş; milletimizin gençlerine doğruyu göstermek için yurt içi ve dışı dolaşarak sigara ve zararlı alışkanlıklara karşı çok sayıda konferanslar vermiştir. Almanya/ Dortmund Türk kültür merkezinde verdiği sohbette oğlundan utandığını ve Allah’a kesin söz vererek bir daha dönmeyeceğini toplum huzurunda ifade etmiştir. Bu konudaki gayreti toplum tarafından büyük takdir toplamıştır.
Yıllar önce yazdığı bir yazıda; annem pişirdiği ekmekten ve yemekten benimle veya kardeşimle bir bohçaya sararak komşulara da ikram ederdi. Bazen neden hep bizi gönderiyor diye de kızardık. Hâlbuki annem, “ Komşusu açken tok yatan benim ümmetim değildir” diyen Peygamberimin talimatını yerine getiriyormuş. O benim güzel annem daha çocukken paylaşma kültürünü bize öğretiyormuş, bunu geç fark ettim. Diyerek bir birinin dertlerine duyarlı sosyal bir toplumu anlatmaya çalışıyordu.
Osmanlı tarihini bize sevdiren ve anlatan adam Prof. Dr. İlber Ortaylı onunla ilgili olarak:” Kendisini kıskananların farkına varmayacak kadar saf bir karakteri vardı. Bu küçük hesapları olmayan büyük adamlara has bir özelliktir. Şüphesiz ki Türkiye’de aktörlüğü ciddiyetle götüren unutulmayacak bir büyük adam hayatımızdan kaydı.” tespitinde bulunmaktadır.
Bu asrın başında rahmete kavuşan Kemal Sunal Anadolu insanını olduğu gibi beyaz perdeye taşıyarak ömrünü tamamladı. Vefatından sonra filimleri ekranlardan hiç düşmedi. Yapmacık davranmadı, olduğu gibi gözüktü, milletimiz de onu bağrına bastı.
BARIŞ MANÇO VE GÜLPEMBE
Sen gülünce güller açar, gülpembe
Bülbüller seni söyler, biz dinlerdik, gülpembe
Sen gelince bahar gelir, gülpembe
Dereler seni çağlar, sevinirdik, gülpembe
Güz yağmurlarıyla bir gün göçtün gittin, İnanamadık, gülpembe
Bizim iller sessiz
Bizim iller sensiz
Olamadı, gülpembe
Dudağımda son bir türkü, gülpembe
Hâlâ hep seni söyler, seni çağırır, gülpembe
Güz yağmurlarıyla bir gün göçtün gittin, İnanamadık, gülpembe
Bizim iller sessiz
Bizim iller sensiz
Olamadı, gülpembe
Dudağımda son bir türkü, gülpembe
Hâlâ hep seni söyler, seni çağırır, gülpembe
Gözlerimde son bir bulut, gülpembe
Hâlâ hep seni arar, seni bekler, gülpembe
Dudağımda son bir türkü, gülpembe
Hâlâ hep seni söyler, seni çağırır, gülpembe
Gözlerimde son bir bulut, gülpembe
Hâlâ hep seni arar, seni bekler, gülpembe
Dudağımda son bir türkü, gülpembe
Hâlâ hep seni söyler, seni çağırır, gülpembe
Yine aynı tarihlerde vefat eden Barış Manço’da güfte ve bestesini bizzat yaptığı sayısız eserleriyle Türk Milletinin gönlüne taht kuran abide şahsiyetlerden birisi olarak anılmaktadır. Onları özlemle ve hasretle anıyoruz anacağız. Cümlesi de değerlere saygılı insanlardı, mekânları cennet olsun.
1937-2022 seksen beş yıllık ömründe milletin gönlünde hak ettiği yeri bulan kıymetli aktörümüz Cüneyt Arkına rahmet diliyorum.
Mezarlıklara baktım, sevdiklerimle dolu,
Terki diyar edenin kabirden geçer yolu,
Ey fani dünya senin işine akıl ermez,
Bu alemde olanın ahirette bir kolu.