Milletçe çok zor günlerden geçiyoruz. Her türlü iç ve dış tehlikelerin yanında şimdi de büyük bir afet olan depremle sarsıldık. Bu zor günlerde milletimiz dünyaya insanlık dersi veriyor ve elinde avucunda ne varsa bütün imkanları ile deprem bölgesindeki kardeşlerinin yanında yer alıyor.
Damarında azıcık da olsa insan kanı taşıyan herkes bu felaketin acısını dindirmek için gayret ediyor. Milletimiz ve devletimiz maddi ve manevi bütün imkanları seferber etmiş durumda. Gece, gündüz demeden güvenlik güçlerimiz, askerlerimiz, sağlıkçılarımız ve uzman ekiplerimiz canla başla çalışıyor.
Yöneticilerimiz, siyasilerimiz ve bürokrasimiz üzerine düşenin en iyisini yapmaya çalışıyor. Hepsinden Rabbim hoşnut ve razı olsun.
Depremi yaşayanları acılarını yüreklerine gömüp zor şartlarda hayatlarını idame etmeye çalışıyorlar. Mevsim kış, hava soğuk ve yağışlı. Bizler sıcak kaloriferli evlerimizde belki bedenimiz ısınıyor ama kalbimiz onlarla birlikte üşüyor.
Fakat birde görüntünün öbür yüzü var ve bunlar bu felaketten birşeyler devşirme ve birilerini günah keçisi yapmanın peşinde.
Felaket bölgesinde ihtiyaç olan battaniye vs. gibi malzemeleri satanların bir kısmı depremden önce 90-100 lira civarında olan battaniye fiyatlarını birden 200-250 liraya çıkarıp rant peşine düşmüşler. Başkalarının acısından mutluluk üretmenin peşine düşmüşler. Bunlara insan denebilir mi? Bunları birebir yaşayanlardan dinledim, sosyal medyadan değil!
Muhalif geçinen bazı kanalizasyon ve paçavralarda bu zor günde devletimizi ve hükümetimiz karalayarak adice muhalefet yapma derdindeler. Yok ilgililer olay yerine zamanında gitmemişler, yok gerekli tedbirler alınmamış, yetkililerin ihmali varmış.
Hatta bir kanalizasyonda bu tür konularda uzman geçinen birisi arkasında ki ekranda deprem görüntüleri eşliğinde aklı sıra askerimize iftira atarak "her zaman deprem bölgesinde askerkerimiz yardım faaliyetlerinde yer alırken, bu gün nedense bölgede askerleirmizi göremedik" diyor ama farkında değil arkasındaki görüntülerde askerler deprem bölgesinde ve kimisi aş, ekmek, yemek dağıtıyor kimisi de enkaz kaldırma çalışmalarına katılıyor.
Burada adını zikretmekten tiksindiğin bir yaratıkta aklı sıra deprem bölgesinde iktidara oy veren vatandaşları hedef alarak canlı yaında kinini kusuyor ve diyor ki:
"Bunları hep söyledik. Buralar dindar bölgeler. İnsanlar bile bile bu gerici partilere oy vermeye devam ettiler. Hangi gerekçeyle cezalandırmış olabilir ki Tanrı?"
Beyni küf bağlamış örümcek kafalı adam buralar dediğin yerdeki belediyelerin bır kısmı hangi partilerin elinde hiç bakmadın mı? Adana Belediyesi, Hatay Belediyesi mesela. Üstelik bunlar büyükşehir belediyeleri. Bu kadar ucuz ve aşağılık bir anlayış olabilir mi?
Bizim milletimiz gerçekten dünyanın en asil, en güzel, en merhametli milleti. Dar ve zor günlerde bizim kadar birlik ve beraberlik içinde el birliği ile çalışan ve yaralarını sarmaya gayret gösteren başka bir millet tanımıyorum. Ama içimizdeki hainlerin kalitesinde hain bulmak da çok zor.
En aşağılık, adi, şerefsiz ve hainlerde bizim içimizde. Gecenin bu saatinde mnamaz kılıp, tespih çekerek dua edecekken beni neyle uğraştırıyorlar. Allahım bunları ıslah eyle, ıslahları mümkün değilse Kahhar ismin hürmetine kahreyle. Milletimeze birlik, dirlik, beraberlik ihsan eyle. Böyle bela ve musibetleri de üzerimizden uzak eyle...