Dağ olur da dert olmaz mı?
Akan sular durulmaz mı?
Koşan yiğit yorulmaz mı?
Sevap günah sorulmaz mı?
Elbette dağın derdi var
Tepesinden esse yeller
Deresinden aksa seller
Çok farklı görse de eller
Çok kelam etse de diller
Elbette dağın derdi var
Dağları ne sanarsın sen?
Çok farklıdır onda desen
Dağlara gönlünü versen
Derinliğini bir bilsen
Elbette dağın derdi var
Tepesinden yağar karlar
İçine sığdırır sırlar
Ona bakar bütün kırlar
Ona yaslanıyor surlar
Elbette dağın derdi var
Dağ deyip de geçemezsin
Neler saklar bilemezsin
Sırlarına giremezsin
Bir çırpıda silemezsin
Elbette dağın derdi var
Vatanı koruyan kale
Keşke gelseler bir dile
Dayanırlar yele sele
Ders verirler bize bile
Elbette dağın derdi var
Onlarla korunur vatan
Madendir altında yatan
Üzerinde çiçek tutan
Gücümüze kuvvet katan
Elbette dağın derdi var
Kelebekler uçar gider
İncileri saçar gider
Kuşlar dağı tavaf eder
Turnalardan alır haber
Elbette dağın derdi var
Böyledir dağların huyu
Çekerler içine suyu
Oluşur binlerce kuyu
Fark edemez bunu duyu
Elbettte dağın derdi var
Uzaklardan bakar gözler
Ulaşmaz ki ona sözler
Bakar bakar solar yüzler
Bilmeyiz ki neler gizler
Elbette dağın derdi var
Kar kaplarsa başlarını
Tarar rüzgar saçlarını
Döker bize yaşlarını
Sayamayız taşlarını
Elbette dağın derdi var
Bilmem olur mu bize yar?