Pek çoğunuz bilmeyebilir, bundan yaklaşık 55-60 yıl önce yaylacılık anlayışı ve kültürü bu günkinden çok daha farklı idi. Yaylaya insanlar genelde hayvanlarını daha geniş mera ve otlaklarda yaymak (otlatmak), yaşlılar ve çocukları sahilin nemli ve rutubetli havasından kurtamak için Mart ayından itibaren genelde 1500-2000 metre rakımlı yaylalara çıkarırlar ekim ayı ortalarına ve kasım ayının ilk haftalarına kadar orada kalırlardı.
Yaylalarda göze çarpan olaylardan biri de tütün kaçakçılığı idi. Özellikle tütün yetiştirilen bölgelerden alınan tütünler hayvanların sırtında yaylalara getirlir orada sigara tiryakilerine pazarlanırdı. Hayvanların yanlarında bu işin ticaretini yapanlar ellerinde mavzer tüfeklerle tepelerden tepelere güvenlik kuvvetlerine yakalanmamak için elleri tetikte gezerlerdi.
Yayla meydanına bir kişi inner etrafı kolacan eder ve güzenli isi köylülerle tütün alış verişi yapar ve tekrar başka yaylalara doğru yola revan olurlardı.
Bazen güvenlik güçleri ile karşılaştıklarında aralarında silahlı çatışma da olurdu. Jandarmalar da müfrezeler halinde bunları takip eder ve yakalamaya çalışırlardı.
İşte aşağıda gördüğünüz bu mezar da o günlerin anısını taze tutan bir mezar.
Aslında bu mezarın içi boş ve mezarda bir cesette yok. Burası Espiye İlçemizin Tamalanı mevkiinde yaylada yer alıyor. Temsili olarak yapılmış. Burada tütün kaçakçıları takip eden jandarma müfrezesinde bir jandarma eri geçirdiği kalp krizi nedeniyle burada vefat etmiş, cenazesi memleketine gönderilmiş.
Fakat olay unutulmasın diye de buraya da içi boş bir mezar yapılmış. Hem unutulmasın hem de gelip geçenlerin bir Fatihasından mahrum kalmasın diye. Bize de hikayeyi nakletmek ve geçmişi hatırlatmak düştü. Bu olayları biz gençliğimizde bire bir yaşadık. Hatta tütün kaçakçıları bize bazen şeker falan vererek etrafı gözetlememizi bile tehbih ediyor ve jandarma gördüğmüz de haber vermemizi söylüyorlardı.
Biz de çocuğuz ya bunu önemli bir görev telakki ediyor görevimizi pür dikkat yapıyorduk. Kültürler ölmemeli ve yaşatılmalıdır. Yoksa geçmişinizle bağlarınız kopar, sonra da başkalarını taklit eden bir topluma döşürsünüz.
Kalın sağlıcakla...
