Küçüklüğümüzde, şimdi olduğu gibi market anlayı
şı ve kültürü yoktu. Bakkallar vardı. Mahalle bak
kalları sözkonusu idi. Kimi küçük, kimi de büyük
bir oda genişliğindeydi. Bakkalardan alışveriş ya
pan birçok insan aybaşında vermek üzere, alışve
riş yapar, veresiye defterine yazdırırdı.
Genelde yaşlı kişiler, bakkal amcalar, bakkalı yöne
tirler, insanlara hem hizmet verir hem ticaret ya
parlardı.
Küçüklüğümde böyle bir bakkal amcayı tanırdım.
Yaşlı, dürüst, toleranslı, disiplinli bir bakkal amcay
dı. Bir prensibi vardı. Veresiye defterine yazılmış,
kendine borcu olan bir vatandaştan, müşterisin
den alacağını, parasını, zamanında vermesini bor
cunu ödemesini isterdi. Eğer müşteri borcunu za
manında değil de, 1 gün geciktirse, yaşlı bakkal
amca o parayı, o alacağını alır ama, o kişiye he
men şu cümleyi söylerdi "Geçti tosunum!"
Borcun, zamanında değil de 1gün sonra verilmesi
bakkal amca 'da o kişiye karşı güvensizlik oluşma
sına neden olurdu! Prensip meselesiydi bu! Aslın
da güzel de bir prensipti!
Böyle bir girişi şunun için yaptım. Bugün Gazze'de
yaşanan dramı bilmeyen yok! Bu dramı ayrı ayrı
saymak insana ayrı bir dram ekliyor, üzüntüler kat
lanıyor. Hem bu yaşanan dram yanıbaşımızda yaşanıyor...
Biz hala Rusya ile Ukrayna'yı nasıl ba
rıştırırız derdindeyiz! Evet! Herkes barış içinde ol
sun, barış içinde yaşasın.... Lakin, yanıbaşımızda
yüzyılın insanlık dramı yaşanıyor!... Biz hala Avru
pa'nın güvenliğini dert ediyoruz, Avrupa 'nın bize
ihtiyacı var diye gizli bir mutluluk duyuyoruz...
Peki, Gazze'nin bize ihtiyacı yok mu?
ABD ve İsrail Gazze ile ilgili çeşitli planlardan bahs
ediyor... N' oldu bizim kırmızı çizgimiz? Hani bizim
sevdamız? Devirirdi dağları, eritirdi buzları..
Artık şu sıralar hiç kimse kırmızı çizgiden bahsetmiyor!
Zamanında yapılmayan iş, yapılmamış iş demektir
Eliniz yetiyorsa, sözünüzün kıymeti yoktur!
Başımızı kuma gömdük, üç çuval un ile beş çuval
bulgur ile teselli bulmaya, gaz almaya çalışıyoruz.
Sonucu tahmin etmeye gerek var mı?
Geçti tosunum!