“İnna lillahi ve İnna ileyhi raciun”
Her canlı ölümü tadacak.
Ama sanki ölmeyecekmişiz gibi davranıyoruz. Her birimiz. Ölüm denilen gerçeği çok çabuk unutabiliyoruz. Oysaki her saniye aklımızdan çıkarmamız gerekirken. Ölüm denilen gerçeği hatırladığımız da dinimiz gerekliliklerini yerine getirmek istiyoruz, kısa bir süreliğine getiriyoruz da ama insanoğlu olarak unutmaya çok yatkın bir milletiz. Anında bu gerçeği unutabiliyoruz. Ölümün ve ölmenin inkâr edilir bir tarafı yok. Mesele, ölüm ve ötesidir.
Yapacağımız şeyleri yaparız diyerek erteliyoruz. Hep yarınların hayallerini kuruyoruz. Yarına çıkacağımızın garantisi varmış gibi.
Sonra önümüzden bir cenaze aracı geçiyor. Sonra insan durup düşünüyor. Bütün hayat bu kadar işte. Koca dünya da 2 metrelik tabuta koyulup gidiyoruz. Sonrada toprak oluyoruz. Bütün her şey bu kadar işte. Yanımızda ne sevdiklerimizi götürebiliyoruz nede, hayallerimizi.
Kıyamet /36.”İnsan kendisini başıboş bırakılacağını mı zanneder.”
Zayiyat/56 “ ve iyi bilsinler ki, Ben, insanları ve cinleri bana ibadet yapsınlar diye yarattım”
Ayetlerden de anlaşılacağı gibi, insanlar başıboş değillerdir. Tıpkı dünyada olduğu gibi.
İnsanın olduğu yer, hem cennettir hem de cehennem. Cennet ve cehennem insanlar içindir. Bunu bilip buna göre davranalım. Hiç gitmeyecekmiş gibi davranmak niye…