Taner ÇELENK

Tarih: 31.05.2022 09:02

KARAR SİZİN

Facebook Twitter Linked-in

Vicdan Sahiplerine Duyurulur!

Akıp giden hayatın, bitmek tükenmek bilmeyen dünya işlerinin, nefsin istek ve arzularının peşinde ışık hızıyla koştururken, etrafımızda olanları dahi göremediğimizden yakınır, dem vururuz sohbetlerimizde. Yani o kadar hızlı bir hayat yaşıyoruz ki alt, üst, yan komşumuzdan bihaber, çevremizdeki değişikliklerden habersiz karanlıkta yol alırken farların ışıttığı yoldan başka bir şeyi görmeyen şoför gibiyiz.

Çevremizin bizden, bizim çevremizden ümit kestiği bir dönemdeyiz artık. Ne zaman yaş kemale ersek, yaşımızı başımızı alsak işte o zaman başka bir gerçekle baş başa olduğumuzu fark ediyoruz. Sahi biz kimiz, nereden geldik, nereye gidiyoruz? Kendimizi bile unutmuşuz resmen. Bu hayat ne acımasız. Baktığımız aynalarda dahi yılların bizi nasıl yıprattığını göremez olmuşuz. Çünkü acelemiz var. Saçımız düzgün, görüntü fena değil haydi devam hayatın ışık hızına yetişmeye, ayak uydurmaya.

Ne içindi acaba bunca çaba. Desinler diye mi, yoksa demesinler diye mi? Aç ya da açıkta kalırız korkusu mu? Karnımızı doyuracak kadar yemek, üstümüzü örtecek kadar giyecek, başımıza damlamayacak bir evimiz yetmez miydi? Son model olmasa, marka olmasa da bir araba işimizi görmez miydi? Biraz dinlensek, kendimizi dinlesek, her şeye yetişmek zorunda olmasak, eksik olsa bazı şeyler olmaz mıydı? Ne derlerse desinler, ya da ne demezlerse demesinler ne olurdu sanki. Övmesinler bizi göklere çıkarmasınlar ölür müydük? Bir anlık nefis kabarması, iki dakikalık tebrik ve alkışlar için bir ömrü heba etmek akıllıca mıydı?  Evlatlarımıza, eşimize, dostumuza, anne babamıza, sevdiklerimize ayıramadığımız vakti iki dakikalık desinler sevdasına kurban etmek ne kadar içler acısı değil mi?

Başkalarının yetiştirdiği evlatlardan hayır görmeyince sizin için çalıştım, çabaladım, saçımı süpürge ettim ben bunu hak etmedim diyeceğiniz zamanlarda; evladımızın senden kim istedi malı, ben bana anne istedim. Annemi isterim diye arkandan ağlarken gözyaşları dökerken sen ne zannettin bana mal biriktirmek için çık evden yoksa daha çok ağlarım dediğimi mi zannettin anne. Ben annemin sıcaklığını, kokusunu, şefkatini, ilgisini istedim. Ben annemin yavrum deyip beni bağrına basmasını, gözümün içine bakarak yanaklarımı pamuk ellerinin arasına almasını istedim. Bütün sevgisini içine katarak bizim için hazırladığı bir sıcak çorbayı besmeleyle bana yedirmesini istedim… Çok şey mi istedim anne.

Beni bırakıp giderken kafanda bitmek bilmeyen işlerin ve plânların mı vardı anne. Gizlice kaçışların, görürsem daha çok ağlayacağımı bildiğin için her sabah bir öpücüğü bile çok gördüğün yavrunum ben anne. Bak büyüdüm artık anne. Kucağına alamıyorsun artık beni. Elbisemi kendim giyebiliyorum. Okuluma da kimsenin elini tutmadan gidip gelebiliyorum. Hatta kendi yemeğimi bile yapıp yiyebiliyorum anne. Ben de anne gibi oldum anne. Hem de annesiz. Artık gizlice çıkmana da gerek yok ağlamıyorum zaten hiç. Yalnızlığa bile alıştım. Üşüdüğümde petekler ısıtıyor beni anne. Alıştım anne her şeye. Kendim uyuyabiliyor uyanabiliyordum hem de. Arada kapıdan çıktığını duyuyorum işe giderken. Ağlamıyorum zaten biliyorsun. Bazen seni hiç görmediğim günler oluyor anne mesaiye kaldığını söylüyor babam. Geldiğinde uyumuş oluyorum. Hafta sonları da olmasa yüzünü göremeyeceğiz nerdeyse anne. Gerçi hafta sonu da ev işi, arkadaşların, alışveriş derken geçiyor vakit. Olsun anne ben alıştım dediğim gibi. Ağlamıyorum zaten hiç. Çok oldu ağlamayalı. Ağlamayı bile unuttum sanki. Bu kadar iş vermeseler annelere. Az çalışsalar olmaz mıydı sanki. Biz de alışmasaydık böyle annesizliğe derken yavrularımız;

İyi bir meslek sahibi olmak için yarış atı misali çatlayana kadar koşturduğumuz yavrularımızın da geleceğin anneleri olması ve aynı duyguları evlatlarına yaşatmasının kaçınılmaz olması acı içinde acı bir durum değil mi?

Bir çözüm, çare bulunmalı. Evlatlarını anneler yetiştirmeli. Bu annenin de evladının da en doğal hakkı. İnsan hakları, çocuk hakları, hatta hayvan hakları diye bas bas bağıranların hiç aklına gelmeyen bu çocuk haksızlığına bir dur demek gerekmez mi? Bir çocuğa ve anneye bundan daha büyük bir haksızlık olabilir mi? Karar sizin, vicdan sahiplerine duyurulur.

            Selam ve dua ile kalın sağlıcakla


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —