Dünyayı yönetme iddiasında ve çalışmalarında bulunan, kendilerine Tanrısal bir güç addeden, dünyanın en büyük devletleri dediğimiz devletlerden daha büyük bütçeleri olup; devlet başkanları indirip başa getiren, medya ve besledikleri terör örgütleri ve kendi elleriyle yönetime getirdikleri devlet başkanları eliyle asker güçleri olan birkaç paranoyak ailenin ülkemizle ilgili bitmek bilmeyen hain planları yine bugünlerde devrede.
Boyunlarına tasma takamadığı, sözlerinin dışında hareket eden, itibarlarını sarsacağını düşündüğü herkesi, her şeyi yok edebilirler.
Hem de bu süreçte yüzbinlerce insan ölmüş, yüzlerce şehir yıkılmış hiç umurlarında olmayacak kadar insanlığını yitirmiş, vahşi olabilecek tipte yaratıklar bunlar.
Kurdukları dünya düzeninde kendilerine hizmet etmeyen hiçbir canlının onlar için bir değeri yoktur.
Onların ne dinleri, ne inançları, ne devletleri, ne milletleri vardır.
Kendilerine itaat etmeyen Yahudi de olsa, Hristiyan da olsa hatta papaz ya da haham olsa fark etmez; hiç gözlerini kırpmadan katledebilirler.
2010 yılından beri ülkemiz üzerinde eksikliğini hiç hissetmediğimiz bu kirli eller her seçim arifesinde olduğu gibi yine iş başında.
Ülke içerisinde emrinde olan piyonlar bir bir devrildikçe daha bir kudurdukları aşikâr.
Bugüne kadar değişik denemelerle indirmeye çalıştıkları ancak bir türlü başaramadıkları iktidarı devirmek için daha önce deneyip kendilerine göre en etkili yöntem olarak gördükleri sokakları karıştırma senaryolarına yine başladılar.
Onlara göre Gezi Olaylarında devirmeye ramak kalmıştı.
Tekrar tekrar aynı yöntemi deneyeceklerdir emin olun.
Başımıza gelen asrın felaketi diye nitelendirmekte alanında uzman tüm bilim adamlarının hem fikir olduğu depremi bahane ederek daha ilk günden algı oluşturmaya başlayarak fitili ateşlediler.
Asker yok, devlet yok, Yağmacılar her yerde, güvenlik yok, Afad yetersiz…
Şimdi Kızılay’la ilgili asılsız yıpratmalar başladı.
Yok, çadır satıyorlar, yok kan satıyorlar diyecek kadar da alçalabiliyorlar maalesef bu kuklalar.
Efendileri kulaklarına ne fısıldarsa sorgusuz sualsiz, aslına astarına bakmadan papağan gibi tekrar edip; algı oluşturma, ortalığı bulandırma, milleti bölme çabalarına durmaksızın devam ediyorlar.
Buldukları her fırsatı değerlendirmek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar.
Devlet üniversiteleri tatil edip, yurtları depremzedelere tahsis ettiğinde üniversiteli gençleri kışkırtmak için her şeyi yaptılar.
Biliyorlar ki üniversite gençleri onlar için iyi bir potansiyel.
Bir diğer potansiyel ise adam gibi maç izlemeye giden insanları tenzih ederek söylüyorum, her maça alkolik giden, ağzında rakip takıma, hakemlere, kendi takımlarına hiçbir değer gözetmeksizin küfürlerin eksik olmadığı her takımın içinde olan bazı taraftar grupları.
Bu gruplar hem satın alınabilecek hem de istismar edilebilecek bir potansiyele sahip.
Bunu da çok iyi bilen pis eller her seferinde kullanmaktan çekinmiyorlar.
Fenerbahçe ve Beşiktaş taraftarında gördük.
Bu genişleyebilir.
Yarın Galatasaray ve başka takımlarda da olabilir.
Ben kulüple ilişkilendirmek istemiyorum bu kişileri asla.
Bunlar çoğu kez kendi kulüplerinin bile yaka silktiği, illallah ettiği gruplar.
Bir de Gazi Meclisimizin çatısı altında bulunup, dokunulmazlıkları olan, her türlü kirli, provokatif eylemde kendilerinin boy gösterdiği çapulcudan daha çapulcu, teröristten daha terörist tipler var.
Bunlar da şimdi sokaklarda boy göstermeye ve sözüm ona direnme çağrılarına başladılar.
Peki, bu adamlar Allah korusun başarılı olursa ne olur sevgili gençler.
Bir kez de onlar gelsin bakalım diyenler.
Bilmeden bunu söyleyenler.
Söyleyeyim bak!
28 Şubatı bilmeden ve Erbakan’ın Hayatını okumadan bilemezsin birçok gerçeği delikanlım. Erbakan Hocamızı Rahmetle yâd ediyorum. Ruhu için El Fatiha
Selam ve dua ile kalın sağlıcakla…