İlimizde dün tarihi bir gün yaşadık. 17 Mayıs 2022 Salı günü Yurdumun farlı illerinden egelen İmam-Hatip Lise kısmından !0 öğrenci, Ortaokul kısmıdan On öğrenci "Genç Bilaller Ezan Okuma Yarışması Türkiye Finalleri" nde birinci olabilmek için yeteneklerini sergilediler.
Gönlümüzde hepsi birinciydi ama yaraışma gereği Konyalı yavrumuz Liseliler arasından, İstanbullu yavrumuz da Ortaokullular arasından birinciliğe layık görüldüler. Rabbim Bilallerimizin sayısını artırsın inşallah. Onlar ezan okudukça bizde derin düşünceler deryasına daldık.
Sonrada düşünmeden edemedim acaba bu tür faaliyetler bir iktidar değişikliğinde devam eder mi etmez mi? Cevabını ulmamız gereken soru da bu. Ben cevabını biliyorum ama buraya yazmayacağım. Yazsam siyaset yapıyorsun diyecekler ama biz o günleri ve Müslümanlara uygulanan yasakları biliyoruz, yaşadık, analarımız babalarımzı ve dedelerimiz daha şedit olarak yaşadı. Allah bu millete bir daha o gğünleri yaşatmasın.
Yazımı Yahya Kemal Beyatlı'nın "Aziz İstanbul" adlı eserinden bir parağrafla bitireyim:
"Biz ki, minareler ve ağaçlar arasında ezan seslerini işiterek büyüdük. O mübarek muhitten çok sonra ayrıldık. Biz böyle bir sabah namazında anne millete dönebiliriz. Fakat minaresiz ve ezansız semtlerde doğan, Frenk ternbiyesi ile yetişen Türk çocukları dönecekleri yeri hatırlayamayacaklar."
Ezansızlık sızısını, Allah bu millete yaşatmasın. Zira ezanını kaybeden, milli ve manevi değerlerinden çok şey kaybetmiş demektir.
Milli şairimiz ne güzel söylemiş:
"Ruhumun senden, ilahi şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne na-mahrem eli
Bu ezanlar ki, şehadetleri dinin temeli
Ebedi yurdumun üstğünde benim inlemeli.