Evet, İbrahim'sin sen!
Öyleyse ateşin ortasına gir!
Zulüm ve cehalet ateşinin içine dal!
Dal ki halkı ateşten kurtarasın:
Nemrut ve Nemrutçuların ateşini,
Kırmızı güle dönüştür!
Korkma, yanmazsın, kül de olmazsın!
İsmail'ini kurban et!
Yağma hazinelerinin başında,
Dırar ve zillet mabetlerinin eşiğinde,
İnsanların boğazlarındaki hançeri alıp
İsmail'inin boğazına daya ki;
İsmailleri boğazlanmaktan kurtarabilesin,
İsmaillerin fidyesini, bizzat Allah öder.
"İbrahim'in Makamı"nı düşün!
İbrahim buraya geldiğinde,
Feleğin çemberinden geçmiş,
Put kırıcılık, Nemrud'u mağlub etme,
Mancınıkla ateş azabına atılma,
İblis'le mücadele, İsmail'i kurban etme...
Hicretler, ıstıraplar, yalnızlıklar, işkenceler…
Tevhid Evi'ni bina etmeye kadar!
Saçlarına ak düşmüş...
Hacer-i Esved'i yerleştirmek,
Allah'ın Evi'ni, Allah'ın Eli'ni dikmek...
Yardımcısı İsmail! Taş çekiyor,
İsmail ve İbrahim Ka'be binasının ustaları.
İsmail ve İbrahim! Biri ateşten
Diğeri kurbanlıktan geçip gelmişler.
Nemrutların karşısına çık!
Kurbanı iyi anla!
Kasaplığa özenme!
Kendi toprağını harem bölge yap!
Kendi çağını haram zaman yap!
Yeryüzünü Mescid-i Haram yap!
ÇOLAK İMAN
“Can” sahibi hayvanlar dünyası,
“Ruh” sahibi insanlar dünyasıdır.
Onun için “ruh” değil “can” kurban olur.
Kurban, ziyafet değil ibadettir.
Kurban, akılla değil aşkla izah edilir.
Âkil tedbiri, âşık gereğini yapar.
Allah’ın kapısına kurban olmak var,
Bir de; makama, rütbeye, dünyalığa,
Saltanata, şöhrete, kurban olanlar vardır!
Kusurlu hayvan kurban olmaz!
Kusursuz kapıya kusursuz kurban yakışır!
Kusursuz kapıya kusursuz iman yaraşır.
İmanında noksanı olanlar,
Allah’a adanamazlar.
Yani elsiz ayaksız iman,
Dilsiz dudaksız iman,
Gözsüz kulaksız iman olabilir mi?
İmanı çolak olan, tutamaz.
İmanı kör olan, göremez.
İmanı sağır olan, işitemez.
“Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler:
Asla (Hakka)dönemezler”
Suya sabuna dokunmayan, etliye sütlüye karışmayan; bir türlü yeryüzüne inmeyen, hayatla teması olmayan edebiyatın/sanatın canı cehenneme!
Hacı Muzaffer Ozak Efendi, çocuklara bayram harçlığı verirken dua makamında şöyle dermiş:
"Cebinde çok olsun, gönlünde yok olsun!.”.
Dervişe sordular
-Zor bir dönemden geçerken ne yapmalıyız.
Derviş dediki
-Sonsuza dek sürmeyeceğini bilmeli.
-İmtahan olduğunu düşünmeli.
-Daha kötüsü olmadığı için dua etmeli..
" Ya Rabbi!
" Şükrü verip nimetlerini bizlere genişlettiğin gibi,
" Estağfirullah deyişimizle de yükümüzü hafiflet..!
" Bir gönlümüz var,
" O da SANA emanet RABBİM.
" Muhakkak ki kalpler,
" ALLAH'I zikrederek şifa bulur...
" Kırılmış kalplerimize,
" Darlanmış gönüllerimize,
" SEN şifa ihsan eyle RABBİM...
" Allah insana alıştığı iyi şeyleri aratmasın,
" Bilmediği kötülüklere alıştırmasın...
"Umud etmek bize yakışır,,
" Umulanı vermek 'O' na ( C.C )
" Râbbim umudumuz sensin,
" Bizleri DERGÂH-I İZZETİNDEN eli boş çevirme .
Unutmayalım; elimizde olanı paylaşmak kardeşliğimizin gereğidir. Rabbimiz aramızdaki kardeşliği daha da artırmasını dilerim..
Biraz geç kaldım paylaşmak için ama olsun, bayramın ardından paylaşmış olalım inşallah!..
Âdemoğlu aldandı hep âleme
Onun için her an düştü eleme
Verilenin kıymetini bilmedi
Ve diz çöküp huzurda eğilmedi
Kimisi el açıp vardı kapına
Ah ile yalvardı, yakardı sana
Sığındı da keremine, kavline
Ve hâlini sundu istikbaline
Senin için ya Rahmanı ya Rahim
İsmail’i kurban etti İbrahim
Ne zaman ki sana teslim oldular
İşte o an bir kurbanlık aldılar
Ve dedin ki, haydi kalk hakka sarıl
Rabbin için kurban kesip namaz kıl
Sakın ola şirk koşmayın Allah’a
Yoldan çıkıp yaklaşmayın günaha
Yarışmayın düşmanlıkta, davada
Yardımlaşın iyilikte, takvada…
Ey en yüce, Aziz olan Allah’ım
Kurbanımı ben de sana adadım
Rızan için amelimi makbul et
Ve kesilen kurbanımı kabul et
Ey Allah’ım koru bizi günahtan!
Ve bitmeyen ahtan, vahtan, eyvahtan
Sen Rahman’sın affedersin kulunu
Rahmetinle bekliyoruz lütfunu…
“Müslümanları akl-ı selimsiz, şuursuz, ilimsiz, fikirsiz, gayretsiz, güzel ahlâksız ve sahipsiz bırakma Allah'ım!”
Cuma gününün hayrı ve bereketi sizlerle olsun. Rabbimiz, -tövbemizi, -zikrimizi, -şükrümüzü, -ilmimizi, -irfanımızı, -iyiliklerimizi arttırması niyazımla…