Kazım Türkmen caddesi, Cumhuriyet mahallesinin en büyük caddelerinden birisi. Benim de bisiklet güzergahım. Havalar uygun olunca devamlı o caddeyi kullanarak taaa rıhtıma kadar gidip geliyorum. Bazende aynı caddede kısa turlarım oluyor. Sabah kahvaltı ekmeğini alırken de sırf spor olsun diye aynı caddeyi turluyorum.
Geçen yaz bu cadde üzerinde uzun süredir kaderine terkedilmiş, teker lastiklerinin havası inmiş, eski bir minibüs beni çok rahatsız etti. Mahalle sakini olarak bu görüntü kirliliğini daha fazla görmemezlikten gelemedim. Minibüsün resmini çekerek sosyal medyada paylaştım ve ayrıca eski Genel Sekreter Coşkun Alp beye de özelden yazdım. Bir hafta sonra da minibüs kaldırıldı.Mahalleli olarak sevindim ve Sayın Alp’i aradım ve teşekkür ettim. Bir kaç gün sonra da bir sabah bisiklet ile fırına giderken birden aklıma düştü. Bu sabah ekmeği, kaldırılan minibüsün karşısındaki bakkaldan alayım dedim. Nereden bilecektim baltayı taşa vuracağımı. Ben güya, minibüsün orada sürekli kalması bakkalın müşterilerine engel olduğunu varsayarak işgüzarlık yaparcasına, minibüsün buradan kaldırıldığı iyi olmadı mı dedim. Keşke demez olaydım. Gidip gelirken göz aşinalığı da varya, bakkalın evli bir çifte ait olduğunu biliyorum. Beyefendi biraz da sert yaparak, niye iyi olsun ki, kime ne zararı vardı benim arabamın demez mi? Meğer araba market sahiplerine aitmiş. Ben de lafın altında kalmamak için bir şeyler söylemeye çalışıyorum . Beyefendi burası dar bir cadde, sizin işyerinize alışverişe gelenler burada geçici olarak duracakları yer yok falan diyorum ama hala sert bakışlar falan devam ediyor. Bir yandan da sabah sabah başka derdin yokmuydu da, başına iş aldın diyorum. Allah’dan beyefendinin eşi iş daha fazla büyümeden; kalktığı iyi oldu ağbi dedi de işi tatlıya bağladık.
Bu yazıyı niye yazdım. ZABITA BELEDİYENİN AYNASIDIR. Her gün o caddeden onlarca zabıta geçiyor da bunu nasıl göremiyor? Zabıtasın sen, altında araba, benzin bedava ve hergün buradan geçiyorsun ve asli görevini yapmıyorsun. Belediye Başkan yardımcılığı yaptığım dönemde ben ilk olarak zabıta yönetmeliğini ezberledim. Bir balkonda asılı ıslak çamaşır suyu dahi vatandaşın başına damlıyorsa bundan zabıta sorumludur. Kaldırım işgalleri, görüntü kirliği, seyyar satıcıların yasa tanımaz işgallerinden zabıta sorumludur. Biz de geçmişte biraz da belediyecilik var ya, bana ne diyemiyoruz ve vatandaşlık görevimizi yapmaya çalışıyoruz. Neyse, aylar sonra bu sabah aynı marketten bisikletim ile ekmek almaya gittim. Hoş da karşılandım. Artık sabah ekmeğini o marketten alacağım. Bir fırsatını bulup helalleşmek istiyorum. İnsanlar istemeyerek de olsa bazen kalp kırabiliyorlar ise, helalleşmek gerekiyor. Helalleşmeyi öbür tarafa bırakmamak gerekiyor.