İnsanlar yaradılış gereği maddi hazlarla ve dünyalıklarla nefislerini doyururken manevi hazlarla da ruhlarını doyurmazsa tam olmaz. Eksik kalır. Ne yaparsa yapsın, ne kadar dünyalık sahibi olursa olsun mutlu olmaz, olamaz. Olmuyor da neticede. Eğer sadece dünyalıkla mutluluk sağlansaydı en zenginler en mutlu insanlar olurdu.
Eğitim sistemimizin açmazlarından ve düzeltilmesi gereken taraflarından birisi de manevi eğitim. Öğrencilerimizi çağın gereği olan dünyevi derslerle dünyaya hazırlarken; bir gün mutlaka olacak olan ölüme ve ölüm sonrası hayata hazırlık anlamında maalesef eksik bırakıyoruz. Olasılığı yüzde yüz olan ve herkesin başına gelmesi mutlak olan ölümden bahsetmekten dahi korkuyoruz. Çevremizde bir ölüm olsa çocuğumuza bunu doğru düzgün anlatmak yerine yok uçtu, yok bulutların üstünde, yok bizi şuan izliyor, yok geceleri gelip seviyor seni... gibi bir sürü "pembe" yalanlar söylüyoruz. Ölümün hak olduğunu bir gün hepimizin başına geleceğini ve bu dünya hayatımızdaki yaşantımızdan tıpkı okullarınızdaki gibi imtihan olacağımızı, eğer iyi, ahlaklı, kul hakkı yemeyen, kurallara riayet eden, kaba sözler söylemeyen... insanlardan olursak daha güzel ve hiç bitmeyecek bir hayatın bizi beklediğini söylesek fena mı olur. Psikolojisi mi bozulur. Söylemediğimiz, mutlak olan bir gerçeği sakladığımız yavrularımızın psikolojisi çok mu yerinde. Memleketimizde ve dünyada her geçen gün ortaya çıkan ve artarak devam eden genç yaştaki intihar vakalarının sebebi acaba maddi imkânsızlık ve yoksulluk mu yoksa manevi yoksulluk mu?
Allah insanları dünyaya intihan için gönderirken dünyadan el etek çekin, sadece ahiret yurduna çalışın dememiş. Ancak tamamen dünya için çalışın da dememiş. Müslüman daima orta yol üzere olmalıdır. Denge Müslümanın şiarıdır. Bu denge anlayışı ne şiş yansın ne kebap, herkese şirin görünme çabası değil, daima hakkın yanında olurken mazluma naif zalime şedit olmaktır gerektiğinde. Kaypaklık değil iyiliğe, güzelliğe hakka, hukuka... kaynaklık etmektir.
Velhasıl kelâm dostlar: son iki yıldır üst üste Milli Eğitim Bakanlığımız yaz okulları, yaz kursları, telafi eğitimi.. adları altında çocuklarımızı yaz tatillerinde de okullara çekmeye çalışmaktadır. Zaten yıl boyunca hatta neredeyse hayatı boyunca aldığı maddi, dünyevî eğitimini yazın da devam ettirsin demektedir tabir-i caizse. Oysaki memleketimizde bir nebze dahi olsa çocuklarımızın Kur'an'la, cami ile buluştuğu, bir hocanın dizinin dibine oturduğu, ruhlarının beslendiği yüzlerce yıllık bir yaz Kur'an kursu geleneğimiz var. Neredeyse bütün yıl ruhuna hitap etmediğimiz yavrularımızın yazın ruhuna bir lokma gideceği Yaz Kur'an kurslarına alternatif olabilecek bir çabaya girmeye ne gerek var. Zaten isteyen çocuğunu istediği kurslara yönlendirebiliyor. Bedava belediye kursları, halk eğitim kursları, özel kurslar insanlara alternatif sunuyorken insanların kafasını karıştırarak acaba Kur'an kursuna mı versem yoksa yaz kursuna okula mı versem çelişkisini neden yaşatıyorsunuz. Hatta çocuğunu Kur'an kursuna yollamak isteyen anne baba ile okul kursunu isteyen çocukları neden çatışma noktasına getiriyorsunuz. Allah aşkına koca eğitim öğretim yılında veremediğimiz neyi vereceğiz yaz kursu ile.
Milli Eğitim Bakanlığımızın bu uygulamadan vazgeçmesini gerektiği kanaatindeyim. İnsan sadece et ve kemikten ibaret değildir. Midesini, beynini doyurduğumuz yavrularımızın ruhlarını da doyurmazsak eksik olurlar, mutsuz olurlar, bir tarafları daima yarım kalırlar.
Bizleri, her şeyi Yaratan bunca nimetle donatan Allah'ın hakkı var üzerimizde unutmamak unutturmamak gerek. Yavrularımızı yüce dinimizin değerleri ile tanıştırmak buluşturmak ve donatmamız gerek. Yoksa tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de durum ortada. Sözde gelişmiş, modern, çağdaş batılı ülkelerin getirdikleri kapitalist sömürü düzeninin; ülkemize de yerleştirdikleri sistemleriyle ne ahlaksızlığın, ne gaspın, ne haksızlığın, ne zulmün... önüne geçmek mümkün. Ne de bu sıkıntıların önüne geçebilmiş bir medeniyet örneği var önümüzde.
Mevlâ hepimize hakkıyla gören göz, duyan kulak, hakkı söyleyen dil, hisseden bir kalp ihsan eylesin.
Selam ve dua ile kalın sağlıcakla...