İnsanız zaman zaman burada gördüğümüz yanlışları hataları ve benzer durumları nalına mıhına dokunarak eleştiriyoruz. kimi zaman da eleştirinin dozunu artırdığımız da oluyor.
Biz "Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır" hadisinin gereğini yapmaya çalışıyoruz. Yine Hz. Peygamber (SAV) efendimizin: "Nerede bir kötülük görürseniz elinizle kaldırın buna gücünüz yetmiyorsa dilinizle kaldırın (yapılanın yanlış olduğunu söyleyin) buna da gücünüz yetmiyorsa kalbinizden buğz edin. Bu da imanın en alt derecesidir." prensibini yaşatmaya çalışıyoruz.
Yaptığımız en yakınlarımızda olsa bazılarının hoşuna gitmiyor nedense! bu kadar sert üslup kullanmamam gerekiyormuş! Öyle diyorlar. İşin açıkçası bir köşe oturup olanları izlemem lazımmış.
Ne yapalım bizde arkadaşlarımızı kızdırmayalım diye ottan çöpten çiçekten ve böcekten bahseden şeyler yazıp paylaşalım artık.
O zaman başlayalım:
Bir gazetede şöyle bir ilan çıktı: “Yaşlı ebeveynlerimi 10.000 TL ye satıyorum. Babam 91 yaşında ve bunama hastası. Annem 89 yaşında, yardımla işlerini yapabiliyor.”
Bu ilanı gören insanlar günlerce konuyu tartıştılar.
Bazıları, “Nasıl böyle bir rezalet olabilir?” dedi.
– “Hey, neden yetkililer müdahale etmiyor?” diyenler oldu.
Diğerleri düşündü.
– “Allah'ım, bu bir günah!” – diye düşünenler de vardı.
– “Gereksiz bir şey, satın almak için çok fazla para, bu delilik.” diyenler de hayli fazlaydı.
İlan aynı zamanda anne ve babasını uzun zaman önce kaybetmiş bir aile tarafından da okundu.
Bu aile ilandaki satılık yaşlıları alıp onlara bakmaya karar verdiler.
Tutarı banka havalesiyle hesaba havale ettiler ve satılık yaşlı çifti evlerine götürmek için iletişime geçip, verilen adrese gittiler.
Geldikleri adreste büyük bir konak vardı.
İlan için geldikleri yerde kendilerini, iyi görünen yaşlı bir adam karşıladı.
Çift: “Anne ve babanı almaya geldik.” “İstenilen miktarı zaten bankaya yatırdık.” dedi genç adam.
Genç çifti karşılayan yaşlı adam:
“Hoş geldiniz, bana bu yaşlılara neden bu kadar çok para verdiğinizi açıklayabilir misiniz?”, “Size sadece iş, der, sorun ve bakım dertleri olacak, bunu bildiğiniz halde neden buradasınız?” diye sordu.
Genç çift:
– Çünkü biz her ikimiz de ailemizden erken ayrıldık, genç yaşta onlar olmadan hayata devam ettik ve onları çok özledik. İki küçük çocuğumuz var ve onların büyükanne ve büyükbaba kucağına oturmasını, kucağına oturup hikayeler dinlemesini, onlarla uyumasını ve oynamasını istiyoruz. Onları yetişkinlere saygı duyacak şekilde yetiştirmek istiyoruz…” dediler.
Yaşlı adam evdeki karısına adıyla seslendi, kadının elinde baston vardı ama rahatlıkla hareket ediyor ve iyi niyetli hoş bir tebessümü belli olacak şekilde gülümsüyordu.
Yaşlı adam ve kadın gülümsedi!
– “Tamam, sizinle geleceğiz, bu ilandaki ebeveynler biziz!” dediler.
Genç çift şaşırmış bir şekilde.
– Ama nasıl oluyor da ilanda onları satanların, muhtaç, düşkün durumlarının da kötü olduğunu söylüyordu? dediler.
Yaşlı çift birbirine bakıp gülümsediler. Kadın merakla ve şaşkınlık içindeki çifte şu açıklamayı yaptı.
– Şimdi söyleyeceğim. “Sevgi ve anlayış içinde yaşadık, çalıştık, para kazandık, bu köşkü yaptık ama kader bize çocuk vermedi. Bütün sahip olduklarımızı, bazı iyi insanlara bağışlamaya karar verdik ama onları nasıl bulacağımızı bilmiyorduk ve bu ilan fikrini bulduk. Şimdi biz ve paramızın gerçekten emin ellerde olacağı için mutluyuz.” dedi gülümsemeye devam ederek.
“Sevgi ve nezaket asla boşuna değildir, çünkü onları alan ve veren için de değerini arttırır.”
Hikaye bu kadar. Galiba benden böyle bir ilan bekleyenler var. Zamanı gelince bu ilanı da verebiliriz diyeceğim ama şimdilik böyle bir durum söz konusu değil. Kucağımıza alacağımız torunlarımız olduğu gibi arkadaş olup gezebileceğimiz torunlarımız var. Hem de şimdilik dokuz tane.
Allah'a şükürler olsun hepsi birbirinden güzel ve hayırlı sekiz evladımız var. Ne yapalım bizde artık onlara daha fazla zaman ayıralım.
Kalın sağlıcakla.