Menü Ordu Hürses Gazetesi
Muzaffer GÜNAY

Muzaffer GÜNAY

Tarih: 28.03.2022 09:05

ÖĞRENCİLER İÇİN DOĞA GEZİLERİNİN ÖNEMİ

Facebook Twitter Linked-in

Batı dünyasının  medeniyeti değil ama teknoloji ve dünyevi hayat düzeyini en tepelere/zirvelere çıkardığı cümlenin bildiği bir husustur.

Kalkınmak hem çok kolay, hem çok zordur. Nereden başladığınız yani ilk adım işin püf noktasıdır.

Batı’nın ilmini ve teknolojisini almak varken, kendilerine özgü yaşam tarzını almanın bize ne ağır faturalar ödettiği aklını peynir ekmekle yememiş olan her insanın kolaylıkla görebildiği/görebileceği bariz bir hakikattir. Tablo böyle olmasına böyle de, ne var ki geniş kitleler bu dramatik röntgenin bir türlü farkına varmadı, varabilecek gibi de bir izlenim henüz gözükmüyor. Böyle gittiği müddetçe de özgün medeniyet kurulamayacağı keza diğer bir realitedir. Çünkü taklitçi kafanın kendini fark etmesi insanlık tarihinde görülmüş bir şey değildir.

Hakikat şudur ki; ana okulundan başlamak ve yüksek öğrenimin son sınıfına kadar kesintisiz sürecek orijinal bir Milli eğitim konsepti oluşturmaktan başka, bütün yol ve yöntemler, bu güne kadar olduğu gibi burdan öteye de “leyleğin ömrü laklakla geçer” deyişinin ima ve ihsas ettirdiği gibi duvara toslamaktan başka bir netice doğurmayacaktır.

Ana okulu derken lafın gelişi konuşmuyorum. Yerli yani bize özgü bir eğitim-öğretimden söz ediyorum. Malum olduğu üzere, her toplumun, her milletin kendine mahsus fıtri  melekeleri, vasıfları vardır. İlahi irade böyle irade etmiştir.

Öyle ise özenmecilik hastalığını bırakıp özümüze dönerek kendi medeniyetimizi yine kendi imkanlarımızla inşa etmenin azmi, kararlığı ile sıfırdan başlamalıyız. Sosyal Psikolojinin tespiti şudur: Kendi ayaklarının üzerinde durmayı akletmeyen her insan ve toplum, yabancı uygarlıkların medyunu olmaktan kurtulamazlar.

 Somutlaştıralım:

Öğrenciler için doğa ve tarih-kültür gezileri Milli kalkınmanın dinamosudur. Abarttığımı düşünenler varsa, Avrupa’da iki yüz yıldır devam edip gelen eğitim-öğretim sistemine bir bakıverirlerse, zerre miskal abartmadığımızı fark  edeceklerdir. Bu minvalde devam edelim:

 “…Avrupa, ‘doğa eğitimi”nin önemini  çok erken dönemlerde  fark ederek ,  büyük atılımlar ve yenilikler yapmak suretiyle küresel çapta zirveye oturmuş olup halen bu konumunu devam ettirmektedir.

Doğa gezileri, Avrupa Eğitimi’nin olmazsa olmazlarındandır. Öğrenciler, eğitim-öğretim yılının belli zamanlarında “doğa gezileri”ne götürülür. Bu, bir eğitim-öğretim yöntemidir. Sınıfta ders yapmak nasıl mecburi ise, doğada gezi ve ders işlemek de öylece zorunludur.

 Çocuğun olabildiğince nitelikli eğitim-öğretim görmesini beklemek, her anne-babanın hakkıdır.

Taklit yerine tahkik (araştırma) öncelenmedikçe, nal toplamaya uygun adımlarla devam edilcektir..  


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —