Efendim, yaklaşık bir aylık aradan sonra yeniden hoş bulduk. Fındık dönemi nedeniyle bir süre yazılarıma ara vereceğimi daha önceden belirtmiştim. Şükürler olsun, çalışmalarımız bitti ve Ordu merkeze döndük. Hedeflediğim şekilde bu sene için yapmış olduğum uygulamalar neticesinde %20-30 aralığında verimde ki artışa ulaştım. İnşallah önümüzdeki yıl için fırsat buldukça farklı uygulamaları da deneyerek kendime ait standartları rutine dönüştürmeyi hedefliyorum. Bu kadar özel anekdotun yeterli olduğunu değerlendirerek yazımın başlığına dönüyorum. Devam.
Malumunuz olduğu üzere Ukrayna-Rusya Savaşı başlayalı 7 ay geride kaldı. Ben Savaş başlamadan 2,5 ay önce tarihe not düşmek adına Savaşın başlayacağını defalarca kaleme almış hatta bu savaşın uzun süreceğini hemen her yazımda belirtmiştim. Yanıldığım konu bu kadarda uzun süreceğini beklemiyordum. Ukrayna’nın 4-5 aylık direnişine müteakip bir şekilde masaya oturmak zorunda kalacağını düşünüyordum. Sorun Ukrayna’nın savaştaki başarısından daha çok Rusya’nın bu kadar şişirilmiş bir Ordu’ya sahip olduğunu bilmiyor olmamdı. Kaldı ki Rusya’nın bu seviyede başarısızlığını NATO+ABD+AB ve diğer Dünya Ülkeleri de beklemiyordu. Vaktiyle 2. Dünya Savaşında Almanya’ya asıl diz çöktüren güç, Ruslardı. Yine 2. Dünya Savaşından sonra Dünya’yı titreten Ordu, Sovyetler Birliğinin Kızıl Ordusuydu. Aynı Kızıl Ordu günümüz Rus Ordu’sudur. Ancak doktrinlerini yenileyememiş, 1970’lerin savaş konseptiyle ve Batı’nın ezberlediği taktiklerle savaşan, Lojistik sistemleri iyi çalışamayan, yine Sovyetlerden kalan silah sistemlerini ana muharebe silahları olarak yoğunlukla kullanan bir Ordu ile karşılaştık.
Bu savaşta, Rusların yeni olarak ortaya koyduğu ve bizleri şaşırtan hiçbir şey yok. Bununla birlikte bu savaşın gerekliliğine inanan askerin, aynı zamanda Rus halkının da olduğuna ihtimal vermiyorum. Buna karşılık ne pahasına olursa olsun Ülkesini savunan bu anlamda morali oldukça yüksek ve savunarak sağladıkları başarıyla morali daha da yükselen Ukrayna halkını ve Ukrayna Ordusunu izledik. Bu başarıları, modern Batı sistemlerinin tereddütsüz Ukrayna Ordusuna akışını sağladı. Yetmedi sürekli savunma da kalan Ukrayna Ordu’su Herson bölgesinden taarruza geçti. Şu anda Ukrayna Ordusu taarruz ediyor ve Rus Ordusu işgal ettikleri bölgeleri savunmaya çalışıyor. Düşündükçe akla zarar, Ukrayna Ordusu taarruz ediyor, Ruslar savunma yapıyor.
Bahar aylarında yazdığım bir yazıyı hatırlıyorum. 21. Yüzyılın en kanlı meydan muharebesi geliyor demiştim. Şu anda o gerçekleşiyor. Okuduğum kadarıyla her iki Ordunun şu andaki kayıpları günlük 1500 asker seviyesinde olduğu istihbar ediliyor. Bu rakamlar İnsan kaynağı olarak telafi edilebilecek rakamlar değil. Yine istihbaratlara göre Ruslar cepheye sevk edebilecek kuvvetlerde sıkıntı yaşıyor. Kullanılan cephanelerin yerine yenilerinin tedarikinde ve üretim hızında da sorunlar yaşıyor. Dahası Rusya, şu anda devasa sınırlarını koruyabilecek gücünü kaybetti. Ve dahası Rusya'nın asıl düşmanı Çin’e karşı poposu açık kaldı. Elinde ki asıl caydırıcı güç Kıtalar arası Nükleer Füzelerden başka ortaya koyabileceği enstrüman da kalmadı. Savaşın devamını başka bir güne bırakıyorum.
Çin, Putin’in düştüğü hataya düşmedi
Rusya’dan sonra ÇİN’i de, Tayvan’da çatışmanın içine çekmeye çalışan ABD’nin planı işlemedi. ABD’nin tüm tahriklerine rağmen ÇİN, askeri hareketliliğini sadece tatbikatlarla sınırlı tuttu. Gel gellerin biteceğini sanmıyorum. ÇİN zamanın lehine çalıştığını biliyor ve geleceği gün için yıllarca sürecek hazırlığına devam ediyor. ABD zamanın aleyhine işlediğini biliyor ve acele ediyor. Kanlı 3. Dünya savaşına az daha var. Zamanı Çin belirleyecek. Aynı şekilde 6 ay öncesinden Çanlar Türkiye için çalıyor diyerek başlık atmıştım. Olası Ukrayna başarısıyla Konvansiyonel anlamda caydırıcılığı kalmayan Rusya nedeniyle okların Türkiye’ye döneceğini belirtmiş ve Güneyden ve Batıdan tahriklerle karşılaşarak biz istemiyor olsak dahi savaşa sürüklenebileceğimizi defalarca yazmıştım. Yunanistan’ın Uçaklarımıza karşı uyguladığı düşmanca hareketlerin herhangi birinde düşürülmesiyle ortalığın karışabileceği endişesini yaşıyorum. Zaman ÇİN gibi lehimize işliyor. Yerli üretim Savunma projelerinin tamamını hayata geçiremedik ve biten projeler de ise Ordumuzu tamamen donatamadık. Daha zamana ihtiyacımız var. Yunanistan bizim için tehdit değildir. Asıl ağababalarıyla kapışmak için zamana ihtiyacımız var. Cumhurbaşkanı'ndan ziyade Milli Savunma Bakanı açıklamalar yapıyor. Üst perdeden açıklamalar yapmayarak zamana oynadığımız her haliyle belli oluyor. Muhtemelen hasımlarımızda bunları görüyorlar. Bu zamanda olası bir çatışma hiç hayra alamet değil. Devlet aklı da bunu görüyor. Bu iyi.
Kaybedenler; Rusya, Ukrayna, AB özellikle Almanya, Fransa, Hollanda
Kazananlar; İngiltere, İsrail, Çin, ABD.
Çanlar Pakistan için çalıyor. Türkiye arafta. Her biri ayrı yazı konusudur.
Kalın sağlıcakla.