Sabreyle gönül sabırsız olma, cümleyi gönüle yar eden vardır. Darda kaldım diye umutsuz olma, yok iken dünyayı var eden vardır.
Burada ki sözden de anlaşılacağı üzere her şeyin başı sabır. Sabır etmek ve sabırsızlık kişiden kişiye farklılık gösterir. En güzeli sabırlı olmak ama bunu birçoğumuz beceremiyoruz. Bir olay veya durum yaşandığında öfkemizle hareket etmek yerine sabır ile sakinleşmeyi başarırsak aslında çoğu sorunda ortadan kalkmış olacak. Birçoğumuz sabırsızlığımıza yeniliyoruz. Bu durum her konuda geçerli. İlla sinirli ve öfkeli olduğumuzda sabırlı olmak gerekmiyor. Hayatımızda istediğimiz her konuda da sabırlı olmak gerekir. Olmadı mı sabret. Yine mi olmadı yine sabret ve bekle. Mutlaka bizim olan bize gelecektir. Bir şey olmuyorsa da mutlaka vardır bunda da bir hayır diyerek hayatımıza devam edersek hayatı kendimize de eziyet haline dönüştürmemiş oluruz.
Sabır, ya da dayanç, zor koşullar altında cesaret ve metanetini yitirmeme duygusu. Sabırlı insan uzun süreli gecikmelere ve tahriklere rağmen moralini bozmadan yoluna devam eder veya beklemesini sürdürür.
Sabır yetişkinliğin en önemli bileşenlerinden biri. Sabırsızlığın aceleciliğe yol açtığı ve iyi düşünmeden verilmiş yanlış kararlara neden olduğu düşünülür. Kişinin içinde bulunduğu fiziksel koşullardan, sinir sisteminin yapısına kadar pek çok faktörden etkilendiği biliniyor.
Kısacası olumsuz bir durum ile karşılaştığımızda veya istediğimiz bir şey olmadığında sabırla bekleyerek bunda da vardır bir hayır mantığında olursak Allah bize hayırlı kapılar mutlaka açacaktır.