Bir varmış, bir yokmuş. Cinler, derede cirit oynarken, ben de annemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken...
Bir gölde üç balık yaşarmış. Bunlardan biri süper akıllı, diğeri orta akıllı, üçüncüsü de akılsızmış.
Bir gün göle balıkçılar gelmişler. Balık tutmak için ağlarını göle sermişler.
Süper akıllı balık, tehlikeyi görmüş. Derhal yüzerek ırmağa gitmiş. Böylece balıkçıların ağına takılmaktan kurtulmuş.
Orta akıllı olanı, kendi kendine “Hiç önemli değil. Nasıl olsa bir yolunu bulur, yakamı kurtarırım.” Diye düşünmüş. Ama az kalsın, balıkçıların ağına takılıyormuş. Hemen kendine göre bir yöntem bulmuş. Ölü numarası yapıp suyun yüzüne çıkmış. Balıkçılar, onu tutmuşlar. Bakmışlar ki, ölü bir balık. Tutup göle geri atmışlar. Böylece o da canını kurtarmış.
Gelelim akılsız balığa. O, diğer balıklar gibi önlem almaya gerek görmemiş. Hele, bakalım şu balıkçılar ne yapacak diye beklemiş. Ağlara doğru yaklaşmış, ağa saldırmaya başlamış.
Balıkçılar ise, kıs kıs gülüyorlarmış. Çünkü, ağa takılan balık, hiçbir zaman kurtulamazmış. Ağlara saldıran akılsız balık da birden ağlara takılmış ve kendisini balıkçıların sandalında buluvermiş. Böylece, akılsızlığının ve tedbirsiz davranışının bedelini canıyla ödemiş...
(Fransız Masalı)