Ey iman edenler, eğer bir fasık, (harama ve yalana meyilli şahıslar, oluşumlar ve yayın organları) size (kızdırıp kışkırtıcı veya oyalayıp aldatıcı) bir haber getirip (verirse), onu ’etraflıca araştırın’ (her anlatılana hemen inanıp kanmayın). Yoksa bilmeden (ve yanlış yönlendirme sonucu), bir kavme (ve kesime) kötülükle sataşıp (haklarına tecavüz etmiş duruma düşersiniz) de ardından bu işlediklerinize pişman oluverirsiniz.
(Hucurat suresi 6. Ayet)
Verilen bir haber, o haberi verenin ahlâkî durumuna göre önem kazanır. Haberi getiren şahıs, olayı bizzat gören, duyan, sözüne güvenilir dürüst bir kişi ise ona itimat edilir. Aksine o, sözüne güvenilmez, yalancı ve ahlâksız biri ise getirdiği haber iyice araştırılmadan itimada layık görülmez. Çünkü getirilen haberlere binaen verilecek kararlar doğru olursa, bunların uygulanmasından fert ve toplum fayda görür. Aksi halde yanlış kararlar verip fert ve toplumu sıkıntıya sokacak, hatta felakete sürükleyecek kötü bir durum da ortaya çıkabilir. İşte âyet-i kerîme mü’minleri bu hususta uyarmakta ve dikkatli olmaya çağırmaktadır.
Şu sıralarda aktüel olan bir konuyu basından izledik. (Küçük bir çocuğun karne hediyesi olarak ailesi tarafından hediye olarak kendisine et alınması yalanı). Yalan ve kumpas konusunda deneyimli bir televizyon muhabiri, gerçek böyle olmadığı halde, toplumu infiale sürüklemek, toplum üzerinde etkili olabilmek, çıkar sağlayabilmek, efendilerini memnun etmek için diğer insanları kandırmaya çalışmıştır.
Patolojik yalancı, yalanlarını genellikle insanları etkileyeceğine inandığı bir şekilde süsleyen kişi dir. Patolojik bir yalancı, normal bir yalancıdan farklıdır, çünkü patolojik bir yalancı, söylediği yalanın doğru olduğunu topluma inandırma rolü yapar.
Bu yalanı ortaya atıp kendini başarılı sayıp toplumu yalan haber üzerine etkileyip efendilerinden "Aferin" almaya çalışan bu zavallının söylediği yalan çok geçmeden ortaya çıkmıştır. Bu yalancı ahlaksızın söylediği bir sonraki söze artık hiç kimse, kolay kolay arkadaşları dahil inanmayacak "Doğru mu söylüyorsun? “ diye güvenilirlik süzgecinden geçirecektir.
Yalancılık üzerine söylenmiş hepimizin bildiği bir Atasözü vardır. "Yalancının mumu yatsıya kadar yanar" gerçi bu yalanın ortaya çıkması yatsıyı da bulmamıştır.
Bu yalancının Allah'tan Pinokyo gibi burnu yok, yoksa burnu hiçbir yere sığmazdı.