Yenilmemeli, o yenilgi bize göre değil, biz hiç öyle görmedik, eğilmedik, bükülmedik bu ilde. Bizlere yalnızlıklarımız hatırlatılarak o baş gökte olmalı, içten, yürekten yalnızca "Allah"de.
Göreceksin ki o yalnızlık muhteşem bir ülkü dağı hikayesini size hakiki olarak resmedecek vede milyonlarca ülkü devi bugünlerde asla hiç bir yerde yalnız kurtlar olmamalı, hayat bize topla tüfekle saldırmadan o başınız gençler hep göğe değsin.
Eğik baş ülkücüye göre değil, özde esas olana, biz başbuğumdan onu öğrendik, nurda uyusun.
Asla, 65 yaşımdayım şükür rabbime kimseyede eğilip bükülmedik.
Allah ailemden razı olsun haramı bilmedik, yanlışları yapmadık, ülkü yürekliler zaten asla yenilmemeli.
AH başbuğum sensiz yüreğimiz delice sevdada, bugün sanki yalnız gibi kurtlar, ama yinede gururla yürüyorlar, aşkın bir nedeni var, birde sevdası.
Bu aşk iyiler sokağında, bir yerede gidemez, çok göz yaşı, çok acılar saklı ranzalarda, demir parmaklar arkasında.
Umut hep var, gitmelere bu yalnız kurtlar o caddede, ama gezilerde o hava niye yok?
Ama her ülkücünün içinde o mecburiyet başbuğ caddesi, hangi yaşta olsanda var.
O caddeden gidişle, kavuşma umudu gidecek gibi, bayrak emanet, toprağın yağmur beklemesi gibi ülkucü de bir başbuğ bir Muhsin bekler yıllarca o sokakta.
Ülkücü ocaksız, yuvasız olmaz. Minareler ezansız, akıl izansız ülkücü de MHP siz olmaz.
Onların canı yandı zindanlarda,işkencelerde yıllarca, ölümler, idamlar...
Kimse kimseden büyük değil bu büyük davada.
Her ülkücü basbuğun bir saç teli, bir kalp yarası, bu dava kutlu dava.
Biz basbuğa ve davaya kalp verdik, yalnız kurtların yeri orası.
Ezelden ebede ben şunu öğrendim; Türküm, türkümle yürüyorum ve yalnız kurtlar yine nöbetlerde. Biz hala nöbetteyiz,bu davanın mevsimi yaprak dökmez, beste ettik yüreklere yazdık, der gençlik, valla olmayız biz başka bir aşkın kölesi, bizimkisi memleket meselesi, yalnız kurtlar...